Beden Dili, “Olmasa da Olur” Denecek Kadar Basit Değildir!

beden-dili

Bir otomotiv şirketinin tepe yöneticisi olduğunuzu hayal edin. Bir grup operatör, elektrik görevlisi ve depo görevlisiyle konuşmak için üretim bölümüne gittiniz. Herkes iş elbiselerini, tulumlarını giymiş, sizde de pahalı bir takım elbise var. Fabrikanın içinde çalışanlarla konuşurken sık sık üzerinizin kirlenmemesine özen gösteriyor, eşinizin hediye ettiği kol saatinizi temizliyor, kendinizi yağ ve tozdan uzak tutmaya çalışıyorsunuz. Sözsüz mesajınızla çevreye; “Oldukça önemli bir kişiyim, böyle kirli bir yerde bulunmaktan rahatsızlık duyuyorum ve tam olarak sizinle harcayabileceğim en fazla 30 dakikam var.” derken sözsüz mesajlarından oldukça farklı bir şekilde; “Bugün burada sizlerle olmaktan çok mutluyum.” diyorsunuz. Sizce fabrika çalışanları kelimelerinize mi yoksa beden dilinize mi inanacaktır? Yapılan birçok araştırma, beden tepkilerinin kelimelerle eşleşmediğinde sözlü mesajların hiçbir anlam ifade etmediğini ortaya koyuyor.

Colgate Üniversitesi’ndeki sinir bilimciler, Elektroensefalografi yöntemiyle beyin dalgalarını ölçerek beden hareketlerinin diğer insanlar tarafından nasıl algılandığını incelediler. Araştırmada, deneklere hiç bilmedikleri yabancı bir dil dinlettiklerinde, denekler olumsuz beyin sinyalleriyle tepki gösterdiler. Denekler, aynı tepkiyi sözleri ve beden tepkileri tutarsız bir kişinin konuşmasını izlediklerinde de gösterdiler. Araştırma sonucuna göre; kelimelerle beden tepkilerinin zıtlık göstermesi, bilmediğimiz bir dili konuşan insanları anlamadığımızda verdiğimiz tepkilerle benzerlik gösteriyor. Araştırmanın en ilginç yanı ise, sözlü ve sözsüz mesajlardan birini seçmek zorunda olan insanların, içgüdüsel olarak söylenilen şeye değil, gördüklerine inanıyor olmalarıdır.

Bu araştırmadan çıkarabileceğimiz en temel ders, çevremizdeki insanlarla tutarlı bir şekilde iletişimde bulunmamız, yani beden dilimizle söylediklerimizin eşleşmesinin gerçekten önemli olduğudur. Sözsüz sinyallerimiz, sözlü mesajlarımızı sabote ettiğinde insanların kafası karışır. Bu karışmış mesajların performans üzerinde olumsuz etkisi vardır ve güven üzerine kurulu ilişkiler inşa etmeyi neredeyse imkansız kılar. Şayet takımınıza, katkılarından ne kadar memnun olduğunuzu ifade ederken zorla gülümser, geriye doğru yaslanır ya da onlarla göz teması kurmazsanız onlara vermek istediğiniz mesaj olumsuz şekilde algılanır.

Konuşmalarınızla beden dilinizin tutarlı olmasının yanında bir diğer konu da mesajınızın zamanlamasıdır. Konuşmaya başlarken, beden diliniz sözlerinizle bir ahenk oluşturmaya başlarsa samimi ve içten görünürsünüz. Ancak birçok liderin yaptığı gibi önce konuşur ve daha sonra beden dilinizi kullanırsanız, insanlar tarafından bilinçsiz bir şekilde sahte olarak algılanırsınız. Bu durumda her ne söylüyor olursanız olun söylediklerinizin geçerliliği insanlar tarafından sorgulanacak ve şüpheyle karşılanacaktır. Beden dilini doğru zamanda ve etkili olarak nasıl kullanılabileceğini öğrenmek kesinlikle size profesyonel bir avantaj kazandırır.

Yakın zamanda yaşadığım bir örnekten bahsedeyim. Bir müdüre danışmanlık yapmam için beni şirkete davet eden İK yöneticisi, müdürün oldukça kötü bir konuşmacı olduğuyla ilgili uyarmıştı. Müdürü bir sunumunda izledikten sonra İK yöneticisine tamamen katılmıştım. Müdürün kelimeleri dikkatli seçilmiş ve iyi bir şekilde prova edilmişti. Müdür sözlü olarak gerçekleştirecekleri değişimin kurumu için iyi olacağını söylüyordu fakat tüm bedeni şöyle haykırıyordu: “Söylediklerimle ilgili kendimi iyi hissetmiyorum ve ikna olmadım.” Müdüre yardım etmek için yapabileceğim fazla bir şey yoktu.

Elbette hareketlerini daha az mekanikleştirmek ve zamanlamasını daha akıcı hale getirmek için birkaç yol bulabildim fakat eğer bir kişi genel olarak kendi söylediğine inanmıyor ya da söylediğini önemsemiyorsa beden dili onu her şekilde ele verecektir. O müdürün en çok ihtiyacı olan şey şirketin yeni stratejisiyle ilgili kendine özgü bir coşku ve tutkuydu. Çünkü, liderleri konuştuğunda çalışanlar gerçekte müdürün ne hissettiğini görüyorlardı.

Bu örnekten çıkarmanızı istediğim asıl nokta; beden dili içinizdeki duyguları gizleyemez. Hatta çoğu durumda beden dili o duyguları açığa çıkarır. Takımınızın üzerinde çalışmasını istediğiniz şu anki proje hakkında nasıl hissettiğinizi düşünmek için biraz zaman ayırın. Eğer içten içe bunun zaman ve kaynak kaybı olduğunu düşünüyorsanız takımınızı uzun bir süre kandıramayacağınızı da anlamanız gerekir. Olumsuz yaklaşımınız sözsüz davranışlarınıza yansıyacaktır. Öte yandan eğer projenin ilginç ve önemli olduğunu düşünüyorsanız emin olun ki içinizdeki bu heyecan beden dilinizle dışarı yansıyacaktır. Özetle vermek istediğiniz mesaja gerçekten inanır, bunu doğru zamanda beden dilinize yansıtırsanız insanlar sizi sıcak, samimi, güvenilir ve ikna edici bulacaklardır.

1 cevap
  1. laf sözlük
    laf sözlük says:

    “…bir kişi genel olarak kendi söylediğine inanmıyor ya da söylediğini önemsemiyorsa beden dili onu her şekilde ele verecektir…”

    katılmamak elde değil. bir başka deyişle kendimizi her an ispiyonlayabilecek bir beden içinde yaşıyoruz ve çok az sayıda insan inanmadığı bir şeye çevresindekileri inandırabiliyor.

    Cevapla

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir