Binali Yıldırım Ekrem İmamoğlu Beden Dili, Mimik, Konuşma Analizi

Uzun zaman sonra  iki politikacı tv ekranlarında bir düelloda bir araya geldi. Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım, İsmail Küçükkaya’ nın moderatörlüğünde Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleşen ortak yayında buluştu.

Bu konuda analizimi programın ertesi günü tamamlamıştım ancak o günlerde insanların tercihlerini etkilememek adına paylaşmadım. İşte bu yazımda o akşam ikilinin duygu ve düşüncelerini; beden dill, mimikler, kullandıkları kelimeler üzerinden yorumluyorum. Hazırsanız başlayalım.

Buluşmanın ilk dakikalarında İmamoğlu rakibi Yıldırım’a kalem hediye ederek seyircilerden sempati toplamayı hedefledi ve bu davranışında da başarılı oldu. İster 10 dakikalık konuşma olsun isterseniz de 3 saatlik bir tartışma olsun insanların aklında genel anlamda giriş ve kapanış kalır. Ekrem İmamoğlu hemen girişte pozitif hareketle ilk olumlu çapayı atmış oluyor.

Binali Yıldırım özellikle ilk bölümde Ekrem İmamoğlu’na göre daha stresli görünüyordu. Özellikle koltuğun ucuna doğru oturması stres seviyesinin yüksek olduğunun güçlü bir ipucudur. Görüntülerden yakalamak mümkün değil ancak yüksek ihtimalle Binali Yıldırım koltuğun ucuna otururken ayakları çapraz bir şekilde içeri çekilmiş durumdadır. Stresi yüksek insanlar bulundukları ortamdan gitme isteğine sahip olduklarında uç kısma otururken ayakları da bilinçsizce çapraz bir şekilde içeri çekerler.

Ekrem İmamoğlu her ne kadar tartışmanın ilk bölümlerinde beden dili kullanımında güçlü görünse de, konuşma dilinde yani içerikte gereğinden fazla rakamlara daldı. Bu davranış seyircinin konudan kopmasını ve İmamoğlu’na odaklanmayı zorlaştırdı. İmamoğlu’nun içerik danışmanlarının bu konuda daha profesyonelce yaklaşıp, onu rakamları paylaşma konusunda uyarması gerekirdi.

Binali Yıldırım ise; rakamlardan çok genel ve duygu odaklı yorumlar yaparak düellonun başındaki dezavantajı avantaja çevirmeyi çok iyi bildi. Bizlerin buradan çıkaracağı ders ; her ne anlatırsak anlatalım konuşmamızda teknik veri paylaşımında %30 sınırı geçmemeliyiz. %15 güven ver, %30 bilgi paylaş ve son olarak %55 duygulara dokun.

Düellonun ilerleyen zamanlarında hem Yıldırım hem de İmamoğlu görsellerden destek almaya başladı. Verileri ve rakamları görseller üzerinden göstermek beynin konuyu daha kolay anlamasını sağlar. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta; görsellerin sade ve anlaşılır olmasıdır. Ekrem İmamoğlu’nun görselleri sade ve anlaşılırken, Yıldırım’ım görselleri hem çok fazla hem de renk uyumu sorunluydu. Ayrıca İmamoğlu kameraları görselleri gösterirken çok iyi kullanırken, Yıldırım kamera açısını ayarlayamadı ve gösterdiği görsellerin anlaşılmasını zorlaştırdı.

Burada bir eleştiri de Yıldırım’ın danışmanlarına. Görsel gösterimi konusunda Yıldırım’ı desteklemeleri gerekirdi.

Gelelim mimik kullanımına. Binali Yıldırım’ın belki de en güçlü olduğu taraf duyguyu yüz ifadesine çok iyi yansıtması. Eğer duygularınızı mimiklerinize yeteri kadar yansıtabilirseniz bu davranış sizi hem sempatik hem de ikna edici yapar. Binali Yıldırım bu bilgiyi davranışlarında çok iyi kullanıyor. Ekrem İmamoğlu ise; mimiklerini saklama-bastırma konusunda Yıldırım’a göre daha tecrübesiz. İmamoğlu özellikle iki negatif mimiği çok belirgin bir şekilde yüzüne yansıtıyor. Öfke ve Üzüntü. Bu iki mimik insanların ayna nöronlarını harekete geçirip aynı duyguları yaşamalarını sağlar. Bir politikacı insanlara hitap ederken olumsuz, negatif duygular yerine olumlu duyguları hem sözleriyle hem de mimikleriyle yaşatmalıdır.

Ekrem İmamoğlu’nun en belirgin ve güçlü sözsüz mesajı ellerinde saklı. Vücudun odak noktası avuçiçidir ve insanlara ellerinizi özelde de avuç içinizi ara ara göstermek size insanların güven duymasını sağlar. Verdiği mesaj: Ben temizim, benden sana zarar gelmez. İmamoğlu ellerini öyle etkili ve dengeli kullanıyor ki konuşmaya başlar başlamaz izleyicilerde güven duygusunu olumlu anlamda harekete geçiriyor. Binali Yıldırım ise ellerini kullanma konusunda zayıf davranışlar sergiledi. Hem yeteri kadar kullanmıyor hem de kollarını, dirseklerini vücuduna çok yakın tutuyor. Kolların, dirseklerin vücuda yakın tutulması kişinin kapladığı alanın daralmasına neden olur. Böylece kişi ihtişamlı ve karizmatik görünme avantajı kaybeder. Binali Yıldırım’a olan da tam olarak buydu.

Tüm düellonun genelinde Ekrem İmamoğlu beden dili kullanımı konusunda çok güçlü görüntü çizerken, Binali Yıldırım daha sakin ve tecrübeli politikacı çizgisini kullandığı kelimelerle ifade etmeye çalıştı. Çok kişisel bir gözlemimi de burada paylaşmadan geçmeyeyim: Her iki kişi de birbirleri için zorluk oluşturacak konulara derinlemesine girmemeye özen gösterdiler. Aslında her iki aday için ciddi gollük paslar vardı ancak her iki adayda tüm program boyunca top çevirmeyi tercih ettiler. Yaklaşık 2 saat 40 dakikalık programdan çıkarılacak detaylı bir çok ipucu var. Şayet bugüne kadar üzerine sıklıkla değindiğim bilgileri bu program üzerinden gözlemlerseniz sizler de hem Binali Yıldırım hem de Ekrem İmamoğlu’nun her konu hakkındaki gerçek duygularını yorumlayabilirsiniz.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir