İletişimde Alan Kullanmayı Bilmeyenler Anlaşamaz

mesafeler 1

Yakın zamanda iş için başka bir şehre gitmiştim. Bir akşam restoranda yemek yerken yan masada oturan iki adamı gözlemleme fırsatım oldu. Adamların konuşmalarını duyabilecek kadar yakınlıktaydım. Adamın birinin satışçı, diğerinin de potansiyel bir alıcı olduğunu duydum. Bu arada adamlar henüz yemeklerini bitirmeden ben anlaşmanın olmayacağını anladım.

Bu onların arasında direkt olarak söylenen bir şey değildi. Konuşma sırasında satışçının potansiyel müşterisine çok yaklaşıyor müşteri de yavaşça ondan uzaklaşıyordu. Bu olay bir süre devam etti, sonunda müşteri daha fazla dayanamadı, müsaade istedi ve restorandan ayrıldı.

Bir görüşme sırasında yapılabilecek en sık hatalardan birisi karşınızdaki kişinin ihtiyacı olan alanı yanlış yorumlamaktır. Birbirimizle etkileşim içerisindeyken kullandığımız dört ayrı mesafe olduğunu ünlü antropolog Edward Hall bizlerle paylaşıyor. Ben bunu şöyle yorumluyorum; her birimiz durumlara bağlı olarak genişleyen ya da daralan görünmez bir balonun içerisinde duruyoruz. Gelin bu 4 mesafeyi daha yakından inceleyelim:

mesafeler

1) Özel mesafe; 0 ila 50 cm arasında bir mesafedir ve duygusal bağımız olan ya da yakın ilişkilerimiz olan kişiler içindir. Anne, baba, eş, çocuk gibi.

2) Kişisel mesafe ise 50 cm ila 1.2m arasındaki mesafedir. Arkadaşlar ve iş ortakları arasındaki resmi olmayan etkileşimler için kullanılır.

3) Sosyal mesafe: Sosyal etkinliklerde ya da kahve molalarında birbirimizle sohbet ederken kullandığımız mesafedir. Sosyal mesafe 1.2m ila 3.6m arasındadır. Bu mesafe içerisindeyken kişisel konulardan konuşmayız. Daha çok iş konularından konuşuruz ve özellikle de çok iyi tanımadığımız iş arkadaşlarımız ya da müşterilerimizle etkileşimdeyken kullanırız.

4) Ortak mesafe: 3.6 metreden uzak olan mesafeler ise ortak alan olarak bilinir ve genellikle büyük gruplarla kullanılır.

Kişinin rahat hissetmek için kullandığı alan duruma ve ilişkiye göre değişiklik gösterir. Dokunulmaktan hoşlanmayan insanlar mesafeyi korumak ister. Konuşurken sıklıkla karşısındakine dokunanlar ise olabildiğince daha çok yakın mesafeye girmeye çalışır. Burada cinsiyet de önemli rol oynar. Yeni tanışan erkekler, yeni tanışan kadınlara göre aralarına daha çok mesafe koyarlar.

İlişkiler geliştikçe ve aradaki güven arttıkça her iki taraf da birbirine daha çok yaklaşır. Kendisini güçlü ve özgüvenli hisseden insanlar genellikle kollarını genişleterek ve bacaklarını vücutlarından ayırarak daha geniş fiziksel alanlara sahip olmak isterler. Bunu yaparken de isteyerek ya da farkında olmadan başka bir kişinin bölgesini ihlal edebilirler.

Restorandaki satışçının yaptığı gibi insanlara çok fazla yaklaştığınızda onların verdiği bölgesel cevaplar ilkeldir. Bu yüzden insanlar gerilebilir ve telaşlanabilirler. Çözüm olarak ise; araya masa ya da sandalye gibi bariyer koyarak, kollarını bağlayarak, alan yaratmak için geri çekilerek hatta içgüdüsel bir koruma hareketi olarak başlarını geriye doğru çekerek fazla yaklaşmaya karşı savunmacı cevap verirler.

Tavsiyem: İş ve özel hayatınızda insanların alan sınırlarına saygı duyun, onlara çok fazla yaklaştığınızı farkederseniz hemen kendi bölgenize çekilmeyi alışkanlık haline getirin. Unutmayın mesafeleri etkili kullanmak iletişimde kaliteyi yakalamanızı ve sürdürmenizi olumlu yönde etkiler.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir