Mark Zuckerberg ve Facebook Yalanları

Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, milyonlarca kullanıcısının kişisel kullanıcı bilgilerinin izinsiz paylaşılmasıyla ilgili Amerikan Kongresi’nde ifade verdi. Toplamda 10 saat süren ifade de Zuckerberg soğuk terler döktü desek yeridir. Sizlerin talepleri doğrultusunda ben de Zuckerberg’in en köşeye sıkıştığı bir bölümü sözsüz ipuçları üzerinden yorumladım. Eğitimlerde kullanılabilecek şaşırtıcı ipuçlarını gelin şimdi birlikte inceleyelim.

Hemen videonun başında senatörün; “ Sizin verileriniz de üçüncü gruplara satılanlar arasında mıydı?” sorusuna, Zuckerberg gayet kendinden emin ve güçlü bir ses tonuyla “ evet “ cevabını veriyor. Yani açık ve dürüst bir cevap veriyor. Ancak bu sorunun ardından senatör asıl sorusuna geçiyor ve; “ Facebook’ta elde ettiğiniz verileri 3. grup veya şahıslarla haksız yere paylaştınız mı?” diye sorduğunda yalan ile gerçeğin yol ayrımı başlıyor.

göz kapama

15. saniyede henüz soru gelirken Zuckerberg gözlerini uzun süreli kapatıyor, odağını kaybederek gözleri boşluğa bakıyor ve son olarak dudaklarını birbirine bastırma ihtiyacı hissediyor.

odak kaybetme

Gözlerin uzun süreli kapatılması düşünceli olma, odağın kaybolması ise kişinin üzüntü duygusunu yaşadığının belirtisi olarak yorumlanır.

dudak bastırma

Peki ya dudak bastırma? İnsanlar karşılarında bulunan kişinin davranışına öfke duymuşsa dudak bastırarak tepki gösterirler. Senatörün bu sert sorusu Zuckerberg’i öfkelendirmiş olmalı.

Tüm bu yüz ifadelerinin ardından bir önceki sorudan kendinden emin bir şekilde “evet” diyen Zuckerberg, bu soruya aynı tarzda yaklaşamıyor. Açıklama olarak; “ evet, diğerleriyle bilgi değişimi yaptığımızı kabul ediyorum.” diyor. Yani senatörün sorusuna cevap vermek yerine genel bir bilgi veriyor. Bu cevabın, sorusunu karşılamadığını farkeden senatör, sorusunu daha baskın bir ses tonuyla “ kişisel verileri başkalarının menfaati için değiştirir misiniz?” şeklinde vurgulayarak Zuckerberg’i köşeye sıkıştırıyor. Zuckerberg’in cevabı ise, tipik bir yalancı refleksine dönüşüyor. Zaman kazanmak ve mantıklı bir cevap bulmak için soruyu anlamadığını belirtiyor. Ve tam bu sırada 33. saniyede bize göre sol omzunu tek taraflı silkiyor. Tek taraflı omuz silkme bir kişinin söylediği şeye inanmadığında vermiş olduğu beden tepkisidir. Yani; “ az önce söylediğim şeye inanmıyorum! “ diyor.

dudak yalama

Zuckerberg’in sorudan kaçma çaresizliği karşısında senatör daha da yükleniyor. 42. saniyede Zuckerberg diliyle dudaklarını yalama ihtiyacı hissediyor. Hemen ardından ise, dudaklarını içe sarıyor. Stres seviyesi artan insanlar dudaklarını yalama ihtiyacı hissederken, dudak sarma kişinin öfke ya da üzüntü duygusu yaşadığının ipucudur. Burada Zuckerberg’in dudak kenarları aşağı doğru inmiş olduğu için dudak sarmanın altında üzüntü duygusunu yaşadığını söyleyebiliriz.

sahte mutluluk

54. saniyede ise; Zuckerberg bu yalan sarmalından çıkamayacağını anlayınca, yalancıların sık başvurduğu sempatik görünme yolunu tercih ediyor ve yüzünde sahte mutluluğu gösteriyor. Şayet mutluluğu gerçek olsaydı, göz kenarları kırışır aynı anda dudak kenarları da yukarı doğru kalkardı.

Son olarak Zuckerberg, videonun başından beri yaptığı haliyle konuyu dağıtmaya çalışınca, senatör Zuckerberg’in sözünü kesiyor. Böylece Facebook kullanıcılarının verilerinin 3.kişilerle haksız yere paylaşılıp paylaşılmadığı sorusu cevapsız kalıyor.

1.15 saniyelik videonun geneline baktığımızda; Zuckerberg’in Facebook kullanıcılarının kişisel bilgi ve verilerini 3.kişilerle haksız bir şekilde paylaştığını ancak bu durumu inkar ederek yalan söylediğini beden ve mimik tepkilerinden yola çıkarak söyleyebiliriz. Ayrıca toplam10 saat süren ifade vermenin tamamında Zuckerberg samimi, yardımcı olmaya istekli ve genel olarak doğru göz temasları kurarak pozitif bir görüntü çizmeye çalışıyor. Tüm bu sürece ciddi anlamda profesyonel destek alarak hazırlandırılmış. Peki madem hazırlandırılmışsa bu 1.15 saniyelik videoda dahi bu kadar ipucu vermesinin sebebi ne derseniz? Cevap: Mimiklerimiz Yalan Söylemez!

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir