Seçim – Mikro İfadeler http://mikroifadeler.com Mikro&Management Wed, 10 Jul 2019 14:05:10 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=5.3.21 Binali Yıldırım Ekrem İmamoğlu Beden Dili, Mimik, Konuşma Analizi http://mikroifadeler.com/binali-yildirim-ekrem-imamoglu-beden-dili-mimik-konusma-analizi/ http://mikroifadeler.com/binali-yildirim-ekrem-imamoglu-beden-dili-mimik-konusma-analizi/#respond Wed, 10 Jul 2019 13:39:18 +0000 http://mikroifadeler.com/?p=4527

Uzun zaman sonra  iki politikacı tv ekranlarında bir düelloda bir araya geldi. Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım, İsmail Küçükkaya’ nın moderatörlüğünde Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleşen ortak yayında buluştu.

Bu konuda analizimi programın ertesi günü tamamlamıştım ancak o günlerde insanların tercihlerini etkilememek adına paylaşmadım. İşte bu yazımda o akşam ikilinin duygu ve düşüncelerini; beden dill, mimikler, kullandıkları kelimeler üzerinden yorumluyorum. Hazırsanız başlayalım.

Buluşmanın ilk dakikalarında İmamoğlu rakibi Yıldırım’a kalem hediye ederek seyircilerden sempati toplamayı hedefledi ve bu davranışında da başarılı oldu. İster 10 dakikalık konuşma olsun isterseniz de 3 saatlik bir tartışma olsun insanların aklında genel anlamda giriş ve kapanış kalır. Ekrem İmamoğlu hemen girişte pozitif hareketle ilk olumlu çapayı atmış oluyor.

Binali Yıldırım özellikle ilk bölümde Ekrem İmamoğlu’na göre daha stresli görünüyordu. Özellikle koltuğun ucuna doğru oturması stres seviyesinin yüksek olduğunun güçlü bir ipucudur. Görüntülerden yakalamak mümkün değil ancak yüksek ihtimalle Binali Yıldırım koltuğun ucuna otururken ayakları çapraz bir şekilde içeri çekilmiş durumdadır. Stresi yüksek insanlar bulundukları ortamdan gitme isteğine sahip olduklarında uç kısma otururken ayakları da bilinçsizce çapraz bir şekilde içeri çekerler.

Ekrem İmamoğlu her ne kadar tartışmanın ilk bölümlerinde beden dili kullanımında güçlü görünse de, konuşma dilinde yani içerikte gereğinden fazla rakamlara daldı. Bu davranış seyircinin konudan kopmasını ve İmamoğlu’na odaklanmayı zorlaştırdı. İmamoğlu’nun içerik danışmanlarının bu konuda daha profesyonelce yaklaşıp, onu rakamları paylaşma konusunda uyarması gerekirdi.

Binali Yıldırım ise; rakamlardan çok genel ve duygu odaklı yorumlar yaparak düellonun başındaki dezavantajı avantaja çevirmeyi çok iyi bildi. Bizlerin buradan çıkaracağı ders ; her ne anlatırsak anlatalım konuşmamızda teknik veri paylaşımında %30 sınırı geçmemeliyiz. %15 güven ver, %30 bilgi paylaş ve son olarak %55 duygulara dokun.

Düellonun ilerleyen zamanlarında hem Yıldırım hem de İmamoğlu görsellerden destek almaya başladı. Verileri ve rakamları görseller üzerinden göstermek beynin konuyu daha kolay anlamasını sağlar. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta; görsellerin sade ve anlaşılır olmasıdır. Ekrem İmamoğlu’nun görselleri sade ve anlaşılırken, Yıldırım’ım görselleri hem çok fazla hem de renk uyumu sorunluydu. Ayrıca İmamoğlu kameraları görselleri gösterirken çok iyi kullanırken, Yıldırım kamera açısını ayarlayamadı ve gösterdiği görsellerin anlaşılmasını zorlaştırdı.

Burada bir eleştiri de Yıldırım’ın danışmanlarına. Görsel gösterimi konusunda Yıldırım’ı desteklemeleri gerekirdi.

Gelelim mimik kullanımına. Binali Yıldırım’ın belki de en güçlü olduğu taraf duyguyu yüz ifadesine çok iyi yansıtması. Eğer duygularınızı mimiklerinize yeteri kadar yansıtabilirseniz bu davranış sizi hem sempatik hem de ikna edici yapar. Binali Yıldırım bu bilgiyi davranışlarında çok iyi kullanıyor. Ekrem İmamoğlu ise; mimiklerini saklama-bastırma konusunda Yıldırım’a göre daha tecrübesiz. İmamoğlu özellikle iki negatif mimiği çok belirgin bir şekilde yüzüne yansıtıyor. Öfke ve Üzüntü. Bu iki mimik insanların ayna nöronlarını harekete geçirip aynı duyguları yaşamalarını sağlar. Bir politikacı insanlara hitap ederken olumsuz, negatif duygular yerine olumlu duyguları hem sözleriyle hem de mimikleriyle yaşatmalıdır.

Ekrem İmamoğlu’nun en belirgin ve güçlü sözsüz mesajı ellerinde saklı. Vücudun odak noktası avuçiçidir ve insanlara ellerinizi özelde de avuç içinizi ara ara göstermek size insanların güven duymasını sağlar. Verdiği mesaj: Ben temizim, benden sana zarar gelmez. İmamoğlu ellerini öyle etkili ve dengeli kullanıyor ki konuşmaya başlar başlamaz izleyicilerde güven duygusunu olumlu anlamda harekete geçiriyor. Binali Yıldırım ise ellerini kullanma konusunda zayıf davranışlar sergiledi. Hem yeteri kadar kullanmıyor hem de kollarını, dirseklerini vücuduna çok yakın tutuyor. Kolların, dirseklerin vücuda yakın tutulması kişinin kapladığı alanın daralmasına neden olur. Böylece kişi ihtişamlı ve karizmatik görünme avantajı kaybeder. Binali Yıldırım’a olan da tam olarak buydu.

Tüm düellonun genelinde Ekrem İmamoğlu beden dili kullanımı konusunda çok güçlü görüntü çizerken, Binali Yıldırım daha sakin ve tecrübeli politikacı çizgisini kullandığı kelimelerle ifade etmeye çalıştı. Çok kişisel bir gözlemimi de burada paylaşmadan geçmeyeyim: Her iki kişi de birbirleri için zorluk oluşturacak konulara derinlemesine girmemeye özen gösterdiler. Aslında her iki aday için ciddi gollük paslar vardı ancak her iki adayda tüm program boyunca top çevirmeyi tercih ettiler. Yaklaşık 2 saat 40 dakikalık programdan çıkarılacak detaylı bir çok ipucu var. Şayet bugüne kadar üzerine sıklıkla değindiğim bilgileri bu program üzerinden gözlemlerseniz sizler de hem Binali Yıldırım hem de Ekrem İmamoğlu’nun her konu hakkındaki gerçek duygularını yorumlayabilirsiniz.

]]>
http://mikroifadeler.com/binali-yildirim-ekrem-imamoglu-beden-dili-mimik-konusma-analizi/feed/ 0
Muharrem İnce’nin Yüz İfadesi ve Beden Dili Ne Söylüyor? http://mikroifadeler.com/muharrem-incenin-yuz-ifadesi-ve-beden-dili-ne-soyluyor/ http://mikroifadeler.com/muharrem-incenin-yuz-ifadesi-ve-beden-dili-ne-soyluyor/#respond Wed, 27 Jun 2018 12:19:36 +0000 http://mikroifadeler.com/?p=4434

Bir Alman arkadaşım Almanya’da mimikleri ve beden dilini yorumlama konusunda malzeme bulmakta zorlandığını söylemişti. Biz de ise iyi midir kötü müdür, bilemiyorum; ancak hiç malzeme sıkıntısı çektiğimi hatırlamıyorum. Son olarak hareketli bir seçim dönemini daha geride bıraktık. Sonuç ülkemiz için hayırlı olsun. Seçimin hemen ardından Muharrem İnce’nin konuşmasını yorumlamam üzerine yüzlerce mesaj aldım. Bu yazımda size Muharrem İnce’nin 30 dakikalık konuşmasının en can alıcı kısmından 1 dakikalık bölümü yorumlayacağım. Faydalı olması dileğiyle..

Videomuz bir gazetecinin Muharrem İnce’ye; “ Neden açıklamanızı seçim gecesi yapmadınız da ertesi gün geç denebilecek bir saat olan 12.00’da yaptınız?” sorusuyla başlıyor.

Sorunun hemen ardından İnce, henüz cevap vermeden boğazını temizleme ihtiyacı hissetti. 30 dakikalık videoda boğaz temizleme gibi bir tepki vermezken, bu sorunun hemen ardından boğazını temizlemesi aslında kişinin duygu dünyasıyla ilgili bir kırmızı bayraktır, yani ipucudur. Peki ne anlama geliyor boğaz temizleme? Stres seviyesi artan insanlarda boğaz kaslarında gerilme olur. Nefes alış verişler dengesizleşir ve genel olarak ses tonu düşer. Muharrem İnce’nin boğazını temizleme ihtiyacı hissetmesi stres seviyesinin yükseldiğini belli etmeme amaçlı bir tedbir denilebilir. Devam edelim..

Muharrem İnce 1

İnce açıklamasına başladıktan sonra gazeteci İsmail Küçükkaya’ ya attığı mesajın canlı yayında İsmail Küçükkaya tarafından okunmasıyla ilgili açıklama yapıyor ve 24. saniyede “ Benim gibi deneyimli bir siyasetçinin bunu yapmaması gerekirdi.” derken dudak kenarları aşağı iniyor ve dudakları ters U şeklini alıyor. Aynı anda İnce odak kaybı yaşıyor. Yani boşluğa bilinçsizce bakma ihtiyacı hissediyor. Bu iki tepki Mikro İfadeler’de Üzüntü duygusunu yaşadığımızda gösterdiğimiz tepkilerdir.

Muharrem İnce 2

38. saniyede ise artık gazetecinin sorduğu sorunun cevabını vermeye başlıyor. “ Takip ediyordum sonuçları, ıslak imzalı tutanakları” derken iki elini tıpkı dua eder gibi havaya kaldırıyor. Bu tepki ellerin bilinçsizce verdiği mesajlar arasında popüler bir jesttir. Anlamı ise; talep, ihtiyaç ve inanılma isteğinin beden diline yansımasıdır. İnce, ellerini havaya kaldırarak tıpkı dua eden bir insan gibi açıklamalarının kabul edilmesini istiyor.

Muharrem İnce 3

Bu açıklama ve jestlerin hemen ardından ise Muharrem İnce ellerini kenetleme ihtiyacı hissediyor. Ellerin kenetlenmesi kişinin o an ne hissettiğiyle ilgili bize çok güçlü bir ipucu verir. Şayet kişi ellerini kenetleme ihtiyacı hissetmişse çok açık bir şekilde iç gerginlik yaşıyor demektir. Bu bölümde bulunan Üzüntü, dua jesti ve iç gerginlik İnce’nin gerçek anlamda bir sorunu olduğunun güçlü göstergeleri. Şayet tek bir ipucu olsa kesinlikle böyle bir açıklama yapmazdım. Ancak 10 saniye içinde üç ipucu bir sonuca varmamız için yeterli sayılabilir.

Muharrem İnce 4

49. saniyeye geldiğimizde aynı gazeteci; “ Yani akşam canlı yayına çıkacak mıydınız?” şeklinde bir soru daha soruyor. İnce “ Tabiki, çıkacaktım” derken el hareketleri hızlanıyor ve anlamsızca mikrofonu düzelme ihtiyacı hissediyor. Yine stres seviyesi arttığında verilen tipik tepkilerden biri de anlamsız el ve kol hareketleridir.

Muharrem İnce 5

Son olarak 56. saniyede Muharrem İnce, “ Demek ki gazetecilerle dost olurken daha dikkatli olmak gerekiyormuş” diye Fox TV Sunucusu İsmail Küçükaya’yı ima ederken, çok küçük bir detay olarak ki buna biz İnce İfade diyoruz (Bu ifadeler 40-70 milisaniye hızla yüzümüzde belirir.) yüzünde davranışa verilen Tiksinme ifadesini üst dudaklarını yukarı kaldırarak gösteriyor.

Videonun bu 1 dakikalık bölümüne baktığımızda ve ipuçları ışığında Muharrem İnce’nin kendi yapmış olduğu açıklamalardan kendisinin pek tatmin olmadığını; ancak insanların açıklamalarına inanmasını beklediğini söyleyebiliriz.

30 dakikalık tüm basın toplantısının genelinde Muharrem İnce’yle ilgili yorumum ise: Bu toplantıda kendi söylediklerinin çok büyük bir kısmına kendisinin inanmadığı yönünde. İleriye dönük bir kehanet olarak da kendi başına ilerleme ihtimali daha yüksek görünüyor. Yani bırakıp gitmeyecek ve gücünü artırmak için hamleler yapacak.

]]>
http://mikroifadeler.com/muharrem-incenin-yuz-ifadesi-ve-beden-dili-ne-soyluyor/feed/ 0