Viyana’ da Cafe’ de Otururken İlişkinizi Nasıl Kurtarırsınız?

cafe-wien

Geçtiğimiz hafta Mikro İfadeler ekibi olarak Viyana’ daki ilk eğitimimizi gerçekleştirdik. Viyana gibi harika bir şehri mimiklerin gizemli dünyasıyla tanıştırmak bizleri çok mutlu etti. 1920’ li yıllarda 21 yaşında bir psikoloji öğrencisi olan Zeigarnik Viyana’ da cafede kahvesini yudumlarken büyüleyici bir teori keşfetti. Daha sonra “Zeigarnik etkisi” olarak da adlandırılacak olan bu teoriye göre; insanlar yarım kalan işleri, tamamlanan işlere oranla daha iyi hatırlıyor. Zeigarnik cafede garsonları gözlemlerken, garsonların ödenmemiş hesapları ödenmişlere göre daha iyi hatırladığını; tüm hesaplar ödendiğinde garsonların, hesaplara ait detayları tam olarak hatırlayamadıklarını tespit etmiş.

Bu hafta sizlerle ilişkileri güçlendirmek için kullanabileceğiniz “Zeigarnik etkisi”nden bahsetmek istiyorum; 

Zeigarnik etkisi aslında “erteleme alışkanlığı”nın günlük hayatımızdaki bir yansıması. Ertelemeyi yenmenin en güzel çözümü küçük de olsa bir başlangıç yapmak! Başlanılan ama bitirilmeyen işler beynimizi meşgul edeceğinden başka bir işe geçmeden önce yarım kalan işleri bitirmeye kendimizi zorlamamız gerekiyor.

Peki bu etkinin partnerimle ilişkimi geliştirmeme nasıl bir faydası olacak diye sorabilirsiniz.

“Zeigarnik etkisi” aşk ilişkilerinde de önem kazanıyor, çünkü bu etki çözülmemiş sorunların ve olumsuz olayların zihni meşgul etmeye devam edeceğini ve ilişkiyi kötü etkileyeceğini öne sürüyor. Partnerinizle aranızda geçen küçük tartışmaları dahi tatlı bir şekilde sonlandırmayı ihmal etmemek önemli. Amerikalı ünlü psikolog John Gottman’ ın 40 yılı aşkın süredir yapmış olduğu araştırmalarda, uzun süreli ilişkileri başarıyla sürdüren çiftlerin de tartışmalar yaşadığını; ancak bu çiftlerde eşlerin bireysel farklılıklarını kabul edebilme becerisine sahip oldukları sonucuna ulaşıyor. Tartışma sırasında öfkelerini kontrol etmeyi becererek, tartışmayı yıkıcı bir hale getirmek yerine yapıcı hale getirebiliyorlar. Tartışılan konu hakkında ne yapılacağıyla veya yapılamayacağıyla ilgili mutlaka bir sonuca varırlar. Böylece de, her tartışmadan sonra eşler birbirlerini daha iyi tanıdıklarını ve ilişkilerini daha iyiye götürdüklerini hissederler.

Sonuç olarak mutlu ve istikrarlı bir ilişki için asla hor görmeden ve küçümseyici yaklaşımlardan uzak durarak çözüm odaklı yaklaşıyor olmanız ve çatışma esnasında karşınızdakinin penceresinden de bakmaya çalışmanız ilişkinizi güçlendirmeniz adına büyük önem taşıyor.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir